ABD, Ergenekon’a nasıl bakıyor?

Bu yazı Ağustos 2008 tarihinde Anlayış Dergisi‘nde yayınlanmıştır.

Anlayis Dergisi LogoER­GE­NE­KON ope­ras­yo­nu dün­ya med­ya­sın­da ol­du­ğu gi­bi ABD baş­ken­tin­de de ya­kın­dan ta­kip edi­li­yor. As­lın­da sadece Er­ge­ne­kon da­va­sı de­ğil, ar­tık dün­ya ba­sı­nın­da yer al­dı­ğı şek­liy­le “çif­te da­va” ya­kın­dan ta­kip edi­li­yor (AK Par­ti’ye yö­ne­lik ka­pat­ma da­va­sı ve Er­ge­ne­kon). Bu iki da­va­nın sü­rek­li be­ra­ber ele alın­ma­sı, ara­la­rın­da bir çe­şit ün­si­yet ol­du­ğu­nu, en azın­dan böy­le al­gı­lan­dı­ğı­nı gös­te­ri­yor. ABD’den Er­ge­ne­kon da­va­sı­nın na­sıl ta­kip edil­di­ği ise, ka­pat­ma da­va­sı­nın ta­ki­bin­den da­ha da çet­re­fil­li bir du­rum arz edi­yor. Zi­ra bu ko­nu­da ta­raf­lar çok da­ha gi­rift, ko­nu çok da­ha ne­ta­me­li ve en ni­ha­yet me­se­le de açık­tan tar­tı­şıl­mı­yor.

Was­hing­ton, Er­ge­ne­kon Ope­ras­yo­nun­da Mem­nun

ABD’de res­mî gö­rüş, Er­ge­ne­kon’un Tür­ki­ye’nin iç me­se­le­si ol­du­ğu şek­lin­de. Res­mî gö­rev­li­ler ko­nu­nun yar­gı­ya in­ti­kal et­ti­ği­ni söy­le­ye­rek, yo­rum yap­mak is­te­mi­yor­lar. Bu yak­la­şım, el­bet­te Ang­lo-Sak­son hu­kuk ge­le­ne­ğin­de­ki yar­gı­ya mü­da­hil ol­ma­ma has­sa­si­ye­tin­den öte an­lam­la­ra sa­hip. ABD, Er­ge­ne­kon ile ilişkisi ol­du­ğu­nun ima edil­me­si­ni da­hi is­te­mi­yor. Bu­nun ABD’nin res­mî ol­ma­yan ke­sim­le­ri­ni de içi­ne alan ge­nel bir yak­la­şım ol­du­ğu­nu söy­le­ye­bi­li­riz. Bu gö­rü­şün dı­şın­da ka­lan bir ke­sim ise hâ­lâ ulu­sal­cılarla it­ti­fa­kı­n ola­bi­lir­li­ği­ne ina­nan ya da bu­nun için mü­ca­de­le eden neo­con­la­rın çok kü­çük ve mar­ji­nal bir gru­bu. Bun­lar da yar­gı­nın si­ya­sal­laş­tı­ğı­nı ve AK Par­ti’nin, mu­ha­lif­le­ri­ne bas­kı için da­va­yı or­ta­ya çı­kar­dı­ğı­nı id­di­a edi­yor. An­cak bu gö­rü­şün şu ara­lar pek de müş­te­ri­si yok Was­hing­ton’da. Bun­da ulu­sal­cı­la­rın ha­yal kı­rık­lı­ğı ya­rat­ma­sı ka­dar ne­con­la­rın et­ki­siz­leş­me­si­nin de pa­yı var.

Es­ki Sov­yet­çi­ler Gö­rev­de

Er­ge­ne­kon’la il­gi­li ola­rak da­ha ön­ce AK Par­ti da­va­sın­da gör­dü­ğü­müz rea­list-neo­con it­ti­fa­kı ne­ti­ce­sin­de or­ta­ya çı­kan bir ara po­zis­yon ya da ge­çiş­li­lik mev­cut de­ğil. Bu­nun ne­den­le­ri­ne gel­me­den ön­ce di­ğer bir önem­li gru­ba işa­ret et­mek ge­re­kir: Es­ki Sov­yet uz­man­la­rı. Evet şa­şır­tı­cı ge­le­bi­lir ama ses­siz ve de­rin­den ge­ri dö­nüş­le­ri söz ko­nu­su Sov­yet uz­man­la­rı­nın. So­ğuk Sa­vaş dö­ne­min­de yıl­dı­zı par­la­yan ve ABD’yi sırt­la­yan bu grup uzun bir za­man­dır pek de önem­sen­mi­yor­du. An­cak Was­hing­ton’da Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı Con­do­le­ez­za Ri­ce-Sa­vun­ma Ba­ka­nı Ro­bert Ga­tes-Ulu­sal Gü­ven­lik Da­nış­ma­nı Stephen Had­ley üç­lü­sü­nün oluş­tur­du­ğu, ka­ri­yer­le­ri Sov­yet uz­man­lı­ğı­na da­ya­nan bir grup ana­list, dip­lo­mat, si­ya­set­çi ve is­tih­ba­rat­çı ye­ni­den si­ya­set sah­ne­si­ne dö­nü­yor. Bu­nun en önem­li se­be­bi ise yük­se­len pet­rol ve do­ğal­gaz fi­yat­la­rı ve Pu­tin yö­ne­ti­mi ile mev­cut güç den­ge­si­ni de­ğiş­ti­ren Rus­ya’nın ge­ri dö­nü­şü. Bu çev­re­ye ya­kın isim­ler, Er­ge­ne­kon da­va­sı­nı ses­siz ama de­rin­den ta­kip edi­yor­lar. Şim­di­lik sa­de­ce dik­kat­le iz­le­mek­le ye­ti­nen bu çev­re­le­rin da­va­nın gi­di­şa­tın­dan ra­hat­sız ol­ma­dı­ğı­nı, ak­si­ne mem­nun ol­du­ğu­nu not et­mek­te fay­da var.

Ço­ğun­lu­ğu­nu ge­ri dö­nen Sov­yet uz­man­la­rı­nın oluş­tur­du­ğu rea­list­ler, AK Par­ti ko­nu­sun­da bö­lün­müş­ken, Er­ge­ne­kon da­va­sı­nı ise des­tek­li­yor­lar. Rea­list-neo­con ara po­zis­yon­la­rı­nın or­ta­ya çık­ma­ma­sı­nın se­be­bi ise rea­list­le­rin en üst se­vi­ye­de açık­la­dık­la­rı gi­bi ön­ce­lik­le­ri­nin İs­lam de­ğil, ener­ji kay­nak­la­rı­nın kontro­lü, gü­ven­li­ği ve ener­ji­nin gü­ven­li nak­li­ ol­ma­sı. Av­ras­ya kay­nak­la­rı­nı kon­trol eden ve Avus­tur­ya, Bul­ga­ris­tan gi­bi ül­ke­ler­le yap­tı­ğı ener­ji an­laş­ma­la­rıy­la AB’yi ne­re­dey­se içe­ri­den bö­lün­me aşa­ma­sı­na ge­ti­ren Rus­ya’ya kar­şı na­dir çı­kış yol­la­rın­dan bi­ri, bel­ki de şu an gö­rü­nen tek çö­züm yo­lu, Ba­tı ile uyum­lu bir stra­te­ji yü­rü­ten ve ener­ji gü­ven­li­ği ko­nu­sun­da ak­tif, güç­lü ve is­tik­rar­lı bir Tür­ki­ye. Özet­le rea­list­le­rin PKK’nın tas­fi­ye edil­me­si­ne yö­ne­lik ta­vır de­ği­şik­li­ği ile Er­ge­ne­kon da­va­sı­na olum­lu yak­la­şım­la­rı­nın se­be­bi ay­nı: Moskova’nın oyun sa­ha­sı­nın da­ral­tıl­ma­sı, Or­ta­do­ğu ve Or­ta As­ya pet­rol ve do­ğal­ga­zı­nın Rus­ya’nın dev­re dı­şı bı­ra­kı­la­ca­ğı ya da en azın­dan et­ki­siz­le­şe­ce­ği bir yön­tem­le dün­ya pi­ya­sa­la­rı­na ulaş­tı­rıl­ma­sı.

Er­ge­ne­kon ve “Ka­nat De­ğiş­tir­me” Teh­di­di

Pe­ki na­sıl ol­du da ABD’de neo­con-ulu­sal­cı it­ti­fa­kın­dan, bu­gün­kü tas­fi­ye nok­ta­sı­na ge­lin­di? As­lın­da Er­ge­ne­kon ope­ras­yo­nu­nu ABD için bu ka­dar so­run­suz ha­le ge­ti­ren ge­rek­çe­ler biz­zat ulu­sal­cı­lar ta­ra­fın­dan ya­ra­tıl­dı. ABD’nin ulu­sal­cı­lı­ğın top­lum­sal des­te­ği ola­bi­le­ce­ği, bu des­te­ğin Ba­tı yan­lı­sı top­lum ke­sim­le­ri­nin ge­tir­di­ği bir di­na­mizm­le AK Par­ti’yi den­ge­le­ye­bi­le­ce­ği ha­yal­le­ri, Cum­hu­ri­yet mi­ting­le­rin­de­ki ABD ve Ba­tı kar­şı­tı söy­lem ve ar­dın­dan ge­len 22 Tem­muz se­çim­le­ri­nin so­nu­cuy­la yı­kıl­dı. Bu­nun aka­bin­de Ku­zey Irak’a mü­da­ha­le tar­tış­ma­la­rın­da ulu­sal­cı ka­nat­ta ser­gi­le­nen ta­vır­lar, ABD’de bir ke­sim­de ka­lan son umut kı­rın­tı­la­rı­nı da alıp gö­tür­dü. Böy­le­ce ulu­sal­cı­lık, Was­hing­ton için AK Par­ti ta­ba­nı­nı den­ge­le­ye­cek bir sos­yal ke­sim al­ter­na­ti­fi ol­mak­tan çık­tı.

Da­ha ön­ce Şu­bat 2007’de Rus­ya Dev­let Baş­ka­nı Vla­di­mir Pu­tin’in Mü­nih Gü­ven­lik Kon­fe­ran­sı’nda yap­tı­ğı ABD ve NA­TO’yu eleş­ti­ren ko­nuş­ma­sı­nın tam met­ni­nin Ge­nel­kur­may’ın web si­te­si­ne ko­nul­ma­sı, Was­hing­ton’da ses­siz­ce bir ke­na­ra not edil­miş­ti. Ge­rek bu ko­nuş­ma met­ni, ge­rek ulu­sal­cı­la­rın Ku­zey Irak ve Er­me­ni so­run­la­rın­da­ki uz­laş­maz ta­vır­la­rı, ge­rek TSK en­van­te­rin­de­ki Rus­ya le­hin­de gö­rü­nen ge­liş­me­ler (Er­ge­ne­kon da­va­sı sa­nık­la­rın­dan Le­vent Er­söz’ün bir Rus si­lah şir­ke­ti­nin tem­sil­ci­si ol­du­ğu­nu ha­tır­la­ya­lım), ge­rek­se şu gün­ler­de Was­hing­ton’ın fa­vo­ri ko­nu­su ulus­la­ra­ra­sı nük­le­er ka­ra­bor­sa­nın bir ucu­nun Er­ge­ne­kon sa­nık­la­rı­na uzan­ma­sı, ABD’nin da­ha ön­ce pek de önem­se­me­di­ği, “ka­nat de­ğiş­tir­me” ça­ba­la­rı­nı cid­di­ye al­ma­sı­na yol aç­tı. Tam da Rus­ya ile fü­ze kal­ka­nı, ener­ji gü­ven­li­ği, Ko­so­va, Kaf­kas­lar’ın yeniden şekillendirilmesi gi­bi ko­nu­lar­da mü­cade­le eden ABD’nin, Tür­ki­ye’nin Rus­ya ile muh­te­mel bir ya­kın­laş­ma­sı­na ta­ham­mül et­me­si söz ko­nu­su ola­maz­dı. Tür­ki­ye’nin Gür­cis­tan, Azer­bay­can ve hat­ta Er­me­nis­tan ile ya­kın iliş­ki­ler kur­ma­sıy­la, bu böl­ge­de­ki Rus et­ki­si­nin kı­rıl­ma­sı­nı amaç­la­yan ABD’nin, şa­ka yol­lu bi­le ol­sa bu tür pro­je­le­ri cid­di­ye al­ma­ma lük­sü yok. Tüm bu ge­liş­me­ler bir­lik­te ele alın­dı­ğın­da, hem si­yasi alan­da hem de TSK için­de Er­ge­ne­kon’la il­gi­li ra­hat­sız­lı­ğın ABD’nin rahat­sız­lı­ğı ile ça­kış­ma­sı­nın, bu ope­ras­yon ko­nu­sun­da­ki tav­rın ana se­be­bi ol­du­ğu söy­le­ne­bi­lir.


One thought on “ABD, Ergenekon’a nasıl bakıyor?

Add yours

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Blog at WordPress.com.

Up ↑

%d bloggers like this: