Türk- Amerikan ilişkilerinde birtakım sorunların olduğu konusunda herkes hemfikir. Sorunun ne olduğu konusunda ise tespitler muhtelif. Sorunu tespit etmek için ilk yapılması gereken, ilişkilerin neden iyi gitmediği sorusu ile bu soruya verilen cevabı birbirinden ayırmak olmalı. Zira ilki, durum tespitini içerirken, ikincisi siyasi bir pozisyondan kaynaklanan çözüm teklifidir. Şu anda yaşanan sorun ya da sorunların anlaşılmamasının nedenlerinden biri de, durum tespiti yapanların kendi çözüm önerilerini de analizin parçası haline getirmeleri ve bu çözüm önerilerine de siyaset yapıcıların itibar etmemesidir. O halde analizi mümkün olduğunca durum tespiti düzeyinde tutmak çok daha faydalı olacaktır. İlişkilerin neden iyi olmadığı konusunda çeşitli cevaplar mevcut. Ancak bu cevaplar neden-sonuç ilişkilerini karıştırmaktan ya da olanla-olması gerekeni ayıramamaktan kaynaklanan zaaflardan muzdarip. Bu nedenle ben kendi cevabımı vermeden önce, verilen cevapların ne olduğundan çok, cevapları sınıflandırmaya çalışacağım. Buna göre verilen cevapları üçe ayırabiliriz: 1. Sorunları saptırarak temennilerini gerçeklik haline getirmeye çalışanlar, 2. Sorunları psikolojik baskıya çevirerek siyasi kazanç elde etmek isteyenler, 3. Sorunları soğukkanlı bir şekilde tespit etmeye çalışanlar...